Türk Halk Hikayeleri

      Halk  hikayesi nedir ?
Şükrü Elçin'e göre halk hikayesi " zaman seyri ve coğrafya-mekan içinde "efsane, masal,menkabe,destan vb." mahsullerle beslenerek ,dini,tarihi,içtimai hadiselerin potasında iç bünyelerindeki bağlarını muhafaza ederek milletimizin roman ihtiyacını karşılayan eserlerdir." (Elçin1993:444)
Konuları bakımdan halk hikayeleri:  
a-Aşk hikayeleri
b-Kahramanlık hikayeleri
c - Aşk ve kahramanlık hikayeleri(Duymaz 1996:47)
Hikayelerin İşlevleri:
1- Hoşça vakit geçirme, eğlendirme işlevi
2- Değerlere , toplumsal kurumlara ve törenlere destek verme işlevi
3-eğitim ve kültürün genç kuşaklara aktarılması işlevi
4- toplumsal ve kişisel baskılardan kurtulma işlevi (Bascom) 




 
Derlenen Türk Hikayelerine Bir Kaç Örnek



                                                          
    PADİŞAH İLE ÇİFTÇİ

 

Zamanın birinde bir padişah varmış. Padişah yanına askerlerini alarak ülkesini dolaşırmış. Halkını kontrol edermiş. Günlerden bir gün yine gezerken fakir bir çiftçi görmüş. Padişah bir bakmış çiftçi tarlanın bir başında oynuyor bir de tarlanın sonunda oynuyor. Oynayarak tarlayı sürüyormuş. Padişah biraz izlemiş, çiftçi hep böyle devam ediyor. Padişah adamlarına demiş şu adamı getirin ne yapıyor öğrenelim, Çağırmış adamı yanına demiş sen niye böyle yapıyorsun, tarlanın  başında oynuyorsun bir de sonunda Çiftçi demiş ki benim çok mütevazi bir hayatım var ufak bir tarlam var bir eşşeğim bir öküzüm var bir de benimle beraber işte ben yersem yiyen ben içersem içen ben aç yatarsam benimle aç yatan çok sevdiğim  bir karım var demiş. Yani hikmet bu mu demiş. Bu demiş yani daha ne isterim demiş huzurluyum demiş. Demiş ki açıklamış ben demiş padişahım şimdi demiş şart koyacam sana benim üç tane hanımım var hepsi de birbirinden güzel ama ben hiç mutlu değilim sana bir şart karını bana vereceksin ben de karılarımı sana verecem demiş. Ondan sonra adam demiş ya nasıl olur padişahım padişah falan yok demiş. Ya vereceksin ya kellen vurulacak demiş. Adam eve gitmiş çok üzgün ama karısı sormuş ne oldu adam sende bir durum var. Demiş ki padişah bana böyle böyle dedi anlattım işte benim karım işte çok güzel hizmetimi görür beni çok seviyor ben onu çok seviyorum işte ben aç yatarsam o da aç yatar ben yersem o da yer ben soğan yerim o da yer hiç şikayet etmez böyle anlattım o da ben üç karımı sana verecem sen de karını bana vereceksin dedi demiş ben ne yapayım şimdi ne yapacağız demiş. Seni vermezsem  kellem vurulacak  . Çiftçinin hanımı bu muydu üzüldüğün? demiş. Konuşuruz biz padişahla demiş ben ona karılık yapmam ama sana yaptığım hizmetin aynısını ona yaparım demiş. konuşmuşlar padişahla padişah üç hanımını göndermiş adam da karısını padişaha götürmüş saraya gitmiş adam kadınlar gelince biraz sohbet etmişler. Biraz konuştuktan sonra demiş ki birinci kadına senin ne kusurun var da istemedi padişah? padişahın hanımları birbirinden güzelmiş  huri gibiymiş birinci kadın ben hırsızdım zengindim bolluk bereket içinde yaşadım ama hırsızlık yaparım hırsızım demiş adam demiş kipadişah çiftçiye bir sürü mal mülk vermiş al bu mal mülkten ne istiyorsan git ben seni ıslah edemem demiş. İkinciye dönmüş senin ne kusurun vardı o da demiş ki ben de geçimsizdim demiş adam sen de al ne istiyorsan mal mülk hepsini götür ben seni de ıslah edemem demiş. Üçüncüye dönmüş senin ne problemin vardı? demiş. Ne kusurun vardı da istemedi padişah seni? O da demiş ki: benim de gözüm dışarıdaydı başka erkeklere bakıyordum,aldatıyordum kocamı o yüzden istemedi beni demiş Çiftçi iyi sen kal demiş öbürlerini göndermiş Çiftçinin bir oda evi varmış arka duvarına ikinci bir kapı yapmış demiş ki ben akşam tarladan dönerken öksürürüm falan demiş bir ses veririm demiş hani kadının  da gözü dışarıda bir kadınmış ya senin yanında kim varsa demiş hemen ordan sıvışsın gitsin hiç gözüme görünmesin. Adam ertesi gün olmuş gitmiş tarlasına gelmiş bu bir hafta böyle devam etmiş. Bir hafta sonunda adam işten gelirken öksürük sesi veriyor bir de bakmış ki kadın çok düzgün biri olmuş çiftçi yemeğini yemiş kadın demiş ki:  sen bu ikinci yaptığın kapıyı kapat demiş  ben bundan sonra tövbe ettim artık eskisi gibi olmuyacam, eskisi gibi değilim ben demiş adam  kapatmış kapıyı sonra padişah bir zaman sonra merak etmiş bakıyım ne halde diye gitmiş adamın tarlasına adam bu sefer tarlanın bir başında oynuyor bir ortasında oynuyor bir de sonun da oynuyor. Çok şaşırmış demiş yani üç tane kadınla nasıl hala mutlu yine çağırttırmış  sormuş sen demiş hani senin çok iyi hizmet eden seni çok seven hani sen yerken yiyen aç yatarken yatan bir karın vardı aldım ben onu benim üç tane ıslah olmaz hanımım vardı onları sana verdim ama sen bu sefer tarlanın ortasında da oynamaya başlamışsın nedir bunun hikmeti demiş? Demiş padişahım ben hırsızla ırsızı eve yolladım onları ıslah edemem edemezdim demiş ama demiş gözü dışarıda olana sen kal dedim eve de ikinci bir kapı yaptım böyle böyle ben gelirken öksürürüm falan sen de yanında kim varsa gönder dedim o da kabul etti bir hafta sonra çok güzel ev hanımı oldu o kapıyı kapat ben artık eskisi gibi değilim dedi şimdi hürmetimde kusur etmiyor çok iyi davranıyor ben onu seviyorum o da beni seviyor demiş ki padişah: Peki demiş bende demiş hiç böyle değillerdi sen nasıl yaptın bunu demiş? O zaman adam da demiş ki: Padişahım demiş  kusuru hep başkasında aramakla değil kendinde aramak lazım demiş.

 

                                                                      Kaynak Kişi : Searap Ayyıldız

                                              


                                           


               
                                                                                 
PİLAV HİKAYESİ

 

Zamanın birinde bir padişah varmış bunun da bir aşçısı varmış Padişah aşçısının yaptığı pilavı çok beğenirmiş Gün gelmiş aşçı yaşlanmış ölmüş. Padişah ülke genelinde bir yarışma düzenlemiş demiş ki en güzel pilavı yapan aşçılar katılsın bu yarışmaya kim benim istediğim gibi yaparsa pilavı onu saraya aşçı alacam ama pilavı yapamayan da karşıma gelmesin kellesi vurulacak dmiş . yarışma başlıyor birinci yarışmacı pilav yapıyor padişah  pilavı yiyor yok bu değil diyor beğenmiyor  aradığım tat bu değilikinci yarışmacı  geliyor padişah bu  da değil diyor sonunda bir aşçı gelmiş padişah demiş ki bak çok gelen oldu hani yaparım diyen oldu ama hiçbiri de yapamadı benim istediğim gibi sen yapabilecek misin aşçı yaparım demiş ama demiş bana iki gün vereceksin demiş padişah tamam demiş aşçı işte girmiş mutfağa ertesi gün yenilecek pilavı akşamdan yapmış koymuş ondan sonra ertesi gün olmuş padişahın  karşısına çıkarmadan önce  hafif bir tereyağ koymuş ısıtmış getirmiş padişahın önüne padişah yemiş hıh demiş işte bu demiş tam istediğim gibi öbür aşçı gibi yapıyorsun çok beğenmiş yani insanların mayası her zaman için çok da iyi taze şeyleri götürmüyor.

                                                                                    Kaynak Kişi :Serap Ayyıldız

 

 

                   
YAPTIĞIN KÖTÜLÜK BİR GÜN GELİR SENİ BULUR

 

Zamanın birinde bir köyde bir kadın yaşarmış. Bu kadının kimsesi yokmuş bir tane oğlu varmış. Oğluda askerdeymiş.. Bu kadın ekmeğini hiç kimseyle paylaşmazmış.Çok cimri ,kötü huylu, kötü bir kadınmış. Bir gün bir dilenci gelmiş kadına demiş ki karnım çok aç. Bana ekmek verir misin? Demiş. Kadın tabi hiçkimseyle ekmeğini paylaşmadığı için adama çok sinirlenmiş. Vermemiş, o gün adam çekmiş gitmiş. Tekrar birgün başka bir dilenci daha gelmiş. O da çok açmış karnı. Ne olur demiş hiç ekmeğim de yok ,gidecek yerim de  yok. Bu gece burada kalabilir miyim demiş. Tabi kadın bunu kabul etmemiş. Kadının aklına kötülük gelmiş, acaba ne yapabilrim? Kadın adama demiş ki ben demiş sana ekmek verecem ama burada kalmana izin vermiyorum demiş. Adam tabi ki kabul etmiş. Kadın ekmek yapmış içine zehir koymuş adama vermiş. Adam da sevine sevine almış, gitmiş ama yememiş çantasına koymuş. Biraz gitmiş gitmiş sonra bir tane oğlana rastlamış. Oğlan halsiz ,zar zor yürüyormuş. Konuşmuşlar oğlan demiş ki benim karnım çok aç ,ekmeğin var mı? Adam var demiş. Bir köyden bir kadın bana ekmek verdi.Bu ekmeğimi seninle paylaşıcam demiş. Adam ekmeği kırmadan çocuğa vermiş Çocuk da yemiş ekmeği orda ölmüş. Ondan sonra  köye haber duyulmuş. Kim öldü ,kim öldü derken bir de bakmışlar ki yaşlı kadının oğlu ölmüş. Kadın ağlamış, sızlamış eyvah! Ben kötülük yaptım.  O ekmeği ben verdim. Kötülük yaptım, kötülük geldi beni buldu. Oğlum öldü. Kadın sonra çok pişman olmuş. İş işten geçmiş.Kötülük yaptığı için kötülük gelmiş sonunda kendini bulmuş.

                                                                                         Kaynak Kişi : Şengül Yılmaz

 

 Günümüze uyarlarsak pilav hikayesini nasıl olur ?

Bir padişah varmış . Padişahın aşçısı çok güzel pilav yaparmış. Aşçı bir gün ölünce padişah televizyonlara,gazetelere haber göndermiş. En güzel pilavı kim yaparsa ona devlet memurluğu ve araba verecem demiş ama pilavı beğenmezsem hayatı boyunca memur olamayacak ve  siğortalı bir işte çalışamayacakdemiş. Yarışma başlamış birinci yarışmacı, pilavı hamsili yapmış. Padişah beğenmemiş. Hamsi mi yiyeceğim yoksa pilav mı demiş. İkinci yarışmacı pilava bir sürü baharat katmış , acılı bir pilav yapmış. Padişah bunu da beğenmemiş. Pilava acı katılır mı böyle pilav olur mu demiş. Üçüncü yarışmacı gecikmiş trafiğe takılmış mesai bitiminde gelmiş. Padişah demiş o kadar kişi geldi hiç birini beğenmedim. Televizyonda rezil oldular. siğortaları olmayacak, memuriyet hayatları olmayacak ona göre demiş padişah. Yİnede adam kabul etmiş. Adam teflon bir tencerede sade bir pilva yapmış. Pilavı dinlendirip, ertesi gün padişaha sunmuş. padişah bu demiş. İşte pilav bu demiş, çok beğenmiş. Adam memuriyet hayatına başlamış ,işsiz kalmayacağı için çok mutlu olmuş.

Kaynakça
-Elçin,Şükrü.HalkEdebiyatına Giriş,Ankara:Akçağ(1993)
-Duymaz,Ali.Nevruz Bey Hikayesi(İncleme Metinler), Aydın: Milli Folklor Yayınları
-Bascom,R.William."Folklorün Dört İşlevi"çev.:FErya Çalış.Halkbiliminde Kuramlar ve Yaklaşımlar.Ed.Öcal Oğuz vd.Ankara:
-Serap Ayyıldız.Derleme.Ankara,2009
-Şengül Yılmaz.Derleme. Ankara,2009

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !